4817

Oyun Deyip geçmemek gerekir.


Oyun deyip geçmeyin (anne-bebek dergisinden derlenmiştir)
 
Anne-babanın çocuğuyla ilişkisinin önemli bir kısmı oyun aracılığı ile gerçekleşir. Özellikle çocuğuyla geçirdiği zamanlar kısıtlı olan ebeveynler oyun seçimine çok dikkat etmeliler. Aksi takdirde, farkında olmadan yaptıkları müdahaleler çocuğun yaratıcılığını ve girişimciliğini engeller ve anne-babasıyla ilişkisini gerer.
 
'Oyun' çocuğun dünyasında kendini ifade etmesi, yaratıcı becerilerini geliştirmesi ve iyi vakit geçirmesi kadar, anne-baba ilişkisindeki pek çok çatışmayı çözmek ve bir uzlaşma ortamı yaratmak için en önemli alanlardan biridir.
 
Oyun oynayarak anne-babalar başka türlü hiçbir yolla olamayacağı kadar çocuklarına yaklaşabilirler ve onları keşfetme fırsatı yakalarlar. Çocuğun sadece bakımı, korunması ve bir takım günlük yaşam hedeflerinin (temizlik, ödev yapma, oda toplama v.b.) gerçekleştirilmesi üzerinden giden anne-babalık çocuğun ihtiyaçlarını hiçbir şekilde karşılamaz.
 
Oyun da bunlar kadar önemli ve rutinde yer alması gereken bir süreçtir.
 
Ebeveynler çocuklarıyla oyun oynarken hem onlarla güzel vakit geçirmek hem de onlara bir şeyler öğretmek amacı güder. Özellikle çocuklarıyla paylaşacak vakti kısıtlı olanlar, gün içinde onlara vermek isteyip de veremediği 'her şeyi' birlikte oynadığı oyuna sığdırmaya çalışır; lego yapmak isteyen oğluna ' uçak böyle yapılır' ya da evcilik oynamak isteyen kızına 'dikkat et, yemeği dökme' gibi müdahaleler yapması gibi.
 
Olumlu mesaj veren oyunlar oynamalı
 
Bazen farkında olmadan bu müdahaleler öyle çok olmaya başlar ki, hem çocuğun yaratıcılığını ve girişimciliğini engellemeye hem de ebeveynin onunla olan ilişkisini germeye başlayabilir.
 
Çocuk ebeveyni daha çok öğretici konumda görebilir. Bu da çocuğun ya onunla güç mücadelesine girmesine ya da tamamen pasif bir konuma geçerek boyun eğmesine yol açabilir.
 
Hem kendisine güvenli, hem de sınırlarını bilerek davranması için anne-babanın onunla geçirdiği olumlu bir zamanın olması, yaptıklarının ve söylediklerinin duyulduğunu ve önemsendiğini hissetmesi ve yaptığı olumlu davranışların ödüllendirilmesi gerekmektedir. Çocuk negatif bir davranış gösterdiğinde (zarar verme dışında) ise anne ve babanın bu davranışı görmezden gelmeleri gerekmektedir.
 
Anne-babanın çocuğuyla ilişkisinin önemli bir kısmı oyun aracılığı ile gerçekleşmektedir. Bu yüzden çocuğuyla ilişkisini daha olumlu bir hale getirmek isteyen anne-baba ilk önce çocuğuyla oynadığı oyunu olumlu bir hale getirmelidir.
 
Oyun süresince anne-babaların dikkat edeceği noktalar
 
1 - Gün içerisinde hiçbir şekilde bölünmeyecek 10-15 dakikalık bir süre ayarlayın. Bu zaman, her gün aynı saatlere denk gelsin.
 
2 - Çocuğunuzun oyunu seçmesine izin verin. Kutu oyunları gibi net kuralları olan oyunları teşvik etmeyin.
 
3 - Çocuğunuzu takip edin. Onun ne yaptığını dikkatli ve ilgili bir şekilde gözlemleyin.
 
4 - Çocuğunuzun yaptıklarını gördüğünüzü ve bunlarla ilgilendiğinizi ona belirtin. 'Arabanı çok dikkatli kullanıyorsun' gibi.
 
5 - Çocuğunuzun söylediklerini duyduğunuzu ve bunlarla ilgilendiğinizi ona belirtin: 'Daha oynamak istiyorum' dediğinde, siz 'Özel zamanımız hoşuna gitti' diyebilirsiniz.
 
6 - Onun yaptıklarından ya da söylediklerinden hoşunuza gidenleri sözel olarak ödüllendirin.'Yaptığın sarı ev çok hoşuma gitti' ya da sadece 'Aferin!' diyerek ödüllendirebilirsiniz.
 
7 - İstemediğiniz bir davranış gösterdiğinde bu davranışı sadece görmezden gelin. (3, 4, 5 ve 6. Maddeleri yapmayı kesin.) Yıkıcı bir davranışta bulunursa oyunu bırakın.
 
8 - Çocuğunuza soru sormayın. 'Ne yapıyorsun?' , 'Neden bunu çizdin?' gibi.
 
9 - Öğretmeyin, yalnızca çocuğunuzun sizi yönlendirmesine izin verin.
 
10 - O istediği takdirde onun oyununa katılın ancak oyunu asla yapılandırmayın. 




Oyun,  çocukların  hayatında  çok  önemli  bir  yere  sahiptir. Çocuklar  oyun  ortamında  kendilerini  serbestçe  ifade  etme  ve  yaşantılarını  yansıtma  fırsatı  bulurlar. Çocuklar  oynayarak  dış  dünyayı  tanırlar  ve  onunla  baş  etmeyi  öğrenirler. Oyun  terapisi  ise  çocuğun  oyun  yoluyla  kendini  ifade  etmesine  dayanır. Yetişkinlerin  duygularını  konuşarak  dışa  vurması  gibi  çocuklar  da  oyun  ve  oyuncaklar yoluyla  kendilerini  yansıtırlar. Bu  süreçte kendileri  için  sorun  oluşturan  durumlarla  başa  çıkma  yollarını  keşfederler.
 
Niçin  oyun  terapisi?
 
Çocuklar  oyun  oynamaktan  hoşlanırlar.  Yetişkinler  kadar  duygularını  anlatabilme  ve  ifade  edebilme  becerileri  gelişmemiştir. Çocuklara   duygularını  ifade  edebilme  fırsatı  sunduğundan  oyunun  iyileştirici  bir  özelliği  vardır.
 
Oyun  Terapisi  Ne  kadar  Sürer?
 
Çocuğun  yaş  ve  gelişimsel  dönemi  terapi  sürecini  belirler.  Terapi,  çocuğun  yaşadığı  sorunlardan  kısa  bir  süre  sonra  başlamışsa  tedavi  de  kısa  sürer.  Oyun  terapisi  genelde  haftada  bir  ya  da  iki  kez  olmak  üzere  birkaç  ay  sürebilir.
 
Çocuğun  Oyun  Terapisinden  Yararlandığı  Durumlar
 
Aşırı  Kızgınlık,  Endişe,  Üzüntü  ya  da  Korku
Aşırı  Çekingenlik
Saldırgan  Davranışlar (kendine  ya  da  başkasına  zarar  verme)
Davranışsal  Problemler ( alt  ıslatma,  parmak  emme v.b.)
Özgüven  Sorunları
Uyku Problemleri
Tuvalet Eğitiminde Yaşanılan Güçlükler
Ailede Yaşanan  Değişimlere  Uyum  Sağlamada  Yaşanan  Zorluklar
Fiziksel  Nedeni  Olmayan  Mide  Bulantıları ve Baş Ağrıları